Tüketicinin Korunması

Son yarım yüzyılda, bilim ve teknolojide, özellikle de iletişim alanında önemli gelişmeler oldu. Televizyon, bilgisayar, cep telefonu gibi araçların hemen herkesin evine, iş yerine,  cebine girmiş olması sonucu, insanlar dünyayı gözleyen, izleyen, duyan konuma geldi. Bu yeni durum, insan ile doğa ve insan ile insan arasında büyük kolaylıklar sağladı ama bazı sorunları da beraberinde getirdi. Bunun sonucu olarak ise yeni bazı kavramlar oluştu ve hukuki düzenlemelere ihtiyaç duyuldu. Bu bağlamda ülkemizde de çevrecilik, tüketici haklarının korunması, rekabetin korunması gibi olgular toplum hayatımızda yerini aldı.

Buna, 1960’lı yıllardan beri ülkemiz gündeminde kimi zaman hararetle, kimi zaman durgun bir şekilde seyreden Avrupa Birliği’ne katılma sürecini de eklemeliyiz. Yine bu dönemde kimi zaman hızlı kimi zaman durgun bir seyirle Avrupa Birliği müktesebatını iç hukukumuza adapte etmekteyiz. Bu düzenlemelerden biri de tüketicinin korunması Kanunu’dur. Gerçi aynı konuda yasalarımızda, dayanağını Anayasamızdan alan birçok hüküm bulunmaktadır. Örneğin Belediye Kanunu, Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu vs. Ne var ki ayrı ayrı kanunlardaki düzenlemeler arzulanan sonucu sağlayamıyordu.

23.02.1995 tarihinde kabul edilen 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun; tümüyle tüketicinin korunmasına yönelik olarak yürürlüğe konulmuştur. Amaç başlığını taşıyan 1’inci maddesi şöyledir:

“Bu Kanunun amacı, (…) kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimleri özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.”

Kanunun kapsamı da oldukça geniş tutulmuştur. 2’inci maddede “…mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” denilmektedir.

Kanunun ikinci kısmında; tüketicinin korunması ve aydınlatılması başlığıyla; ayıplı mal, ayıplı hizmet, satıştan kaçınma, sözleşmedeki haksız şartlar, taksitli satış, devre tatil, paket tur, kampanyalı satışlar, kapıdan satışlar, kapıdan satışlarda satıcının ve sağlayıcının yükümlülüğü, mesafeli sözleşmeler, tüketici kredisi, kredi kartları, süreli yayınlar, abonelik sözleşmeleri, fiyat etiketi, garanti belgesi, tanıtma ve kullanma kılavuzu, satış sonrası hizmetler, ticari reklamlar ve ilanlar, reklam kurulu, zararlı ve tehlikeli mal ve hizmetler, mal ve hizmet denetimi, tüketicinin eğitilmesi konuları ayrıntılı bir şekilde yer almıştır.

Kanunun üçüncü kısmında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeğe ilişkin düzenleme yer almıştır. Bu kuruluşlar; tüketici konseyi ve tüketici sorunları hakem heyetidir.

Bu arada üzerine durmamız gereken bir husus da, Dernekler Kanunu’na göre kurulan tüketici dernekleridir. Bu yöndeki örgütlenme ve çalışmalar daha önce de vardı, ama kabul etmek gerekir ki bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra çoğaldı ve daha etkin hizmet verir hale geldiler. Tüketici derneklerinin medyaya ve kamuoyuna yansıyan güzel çalışmalarını takdirle izliyoruz. Ayrıca hemen herkesi ilgilendiren birçok konuda dava açmışlar ve tüketici lehine kazanmışlardır. Yine bu derneklerin temsilcileri belirttiğimiz tüketici konseyi ve tüketici sorunları hakem heyetinde yer aldıkları gibi, birçok oluşumda tüketici haklarını savunmaktadırlar.

Kanun ile tüketici haklarına o kadar önem verilmiştir ki, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara bakmak üzere tüketici mahkemelerinin kurulması öngörülmüştür. Tüketicilerin, tüketici örgütlerinin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın bu mahkemelerde açacağı davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretleri de Bakanlıkça karşılanmaktadır. Bu tür davalarda sağlanan bir kolaylık da, davanın tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilmesidir.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tüketiciler veya tüketici örgütleri, satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması durumunda o ayıplı seri malın üretiminin ve satışının durdurulması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için de dava açılabilmektedirler.

Gıda ürünü olmamalarına rağmen, çeşitli nedenlerle farklı görünen ve bu nedenle de gıda ürünleriyle karıştırılarak tüketicilerin sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atan malların pazarlanması, ithalatı ve ihracatı yasaktır. Bu tür malı satın alanlar, uğradıkları maddi ve manevi zararlarını dava toluyla talep edebilirler.

Kanunun 25’inci maddesi hangi madde ve madde fıkralarına aykırı hareket edilirse uygulanacak tedbiri ve verilecek para cezalarının miktarını belirtmiştir. Para cezaları idari niteliktedir. 25’inci maddenin bir, dört, yedi, sekiz, dokuz ve onuncu fıkralarındaki cezalar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından, diğer fıkralarındaki cezalar o yerin mülki amiri tarafından uygulanır. Bunu örneklerle açıklarsak; dükkanda veya pazarda perakende alarak satışa arz edilen malların üzerinde etiket veya fiyat listesi konulmamışsa, bunu belediye zabıtası tespit ederek o yerin mülki amirine sunar; ceza da bu makam (valilik, kaymakamlık) tarafından uygulanır. Eğer bu ihlal örneğin Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı olarak düzenlenmiş bir sözleşme ise o takdirde para cezası Bakanlık tarafından uygulanır. Kanunun 25’inci maddesine göre verilen para cezaları Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. İdari para cezalarında zaman aşımı bir yıldır. Karar aleyhine yargı yoluna başvurulmuşsa zaman aşımı kesilir. Yetkili mahkeme İdare Mahkemesi’dir ve itiraz yedi gün içinde yapılabilinir. Cezalar, cezayı vermeye yetkili merci tarafından yedi gün içerisinde ilgilinin mensup olduğu meslek kuruluşuna da bildirilir. Bunun sonucunda meslek kuruluşu aynı kişiyi disiplin kuruluna sevk edebilir. Bu Kanunda yazılı fiiller hakkında diğer kanunlarda da para cezası öngörülmüşse ağır olan ceza uygulanır.

Kanunun uygulanmasında Bakanlık müfettişleri ve kontrolörleri ile Bakanlıkça veya belediyelerce görevlendirilecek personel; fabrika, mağaza, dükkan, ticarethane, pazaryeri, depo, ambar gibi her türlü mal konulan ve/veya satılan veya hizmet sunulan yerlerde denetleme, inceleme ve araştırma yapmaya yetkilidirler.

Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanılır.
Son söz: Kesinlikle şunu unutmamalıyız; mal ve hizmet üreten ve pazarlayanlar dahil, hepimiz tüketiciyiz.

sex shop